Oca 16

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri:

Haliç Kongre Merkezi Etkinlikleri

Saat :17.30

Yer :Haliç Kongre Merkezi

Program Akışı
17.30 Açılış Kokteyli
18.30 Açılış konuşmaları
19.00 Yekta Kara yönetmenliğinde özel 16 Ocak Açılış Gösterisi:
“ İstanbul Büyüsü”
Protokol ve diğer davetlilerin iskeleye davet edilmesi
Katılımcı protokolün butona basarak havai fişek şovunu başlatmaları
20.30 Gösterinin sona ermesi

Oca 06

Gazze’ye uygulanan izolasyonu protesto eden konvoy Mısır’a ulaştı ancak engeller henüz aşılmış değil.

Gazze’nin izolasyonunu protesto için yola çıkan “Filistin’e yol Açık” konvoyu, Mısır’ın El Ariş Limanı’nda. Konvoya milletvekilleri de katıldı. Ama sorunlar aşılmış değil. Mısır bu kez de konvoyun limandan çıkarak Gazze’ye gitmesine izin vermedi. Mısır polisiyle eylemciler arasında gerginlik çıktı. Konvoyun, ne zaman Gazze’ye gideceği halen belirsiz. Mısır, heyette bulunan TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ı Ariş Limanı’na sokmak istemedi.

6 Aralık’ta yola çıktılar. Ama bir türlü Gazze’ye ulaşamadılar. Filistin’e Yol Açık konvoyu artık Gazze’nin çok yakınında.

Ara 12

Anayasa Mahkemesi, oybirliğiyle DTP’nin kapatılmasına karar verdi. 37 kişiye 5 yıl siyaset yasağı getirilirken, Genel Başkan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliliğinin düşürülmesi kararlaştırıldı.

ANKARA – Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmasıyla ilgili davanın 4. gününde yapılan 9 saatlik görüşmenin ardından tüm Türkiye’nin sonucunu merakla beklediği kararı açıkladı.

Kas 03

PKK’lıların memlekete gelişi, tüm yurtta, dış temsilciliklerimizde ve KKTC’de törenlerle kutlandı.

Terörist olmadıkları, olsa olsa terörişko oldukları açıklanan PKK’lılar, sınır kapısına serilen kırmızı halı üzerinde, protokol tarafından, çiçeklerle karşılandı.

Yetkililerin, gözyaşlarıyla birbirlerine sarılarak, çak yaptıkları görüldü. Giriş işlemlerini önceden hazırlamayarak, 4 saniye beklemelerine sebep olan memur, görevden alındı, mağdur PKK’lılardan özür dilendi, araya Ahmet Türk girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, Ahmet Türk’e teşekkür plaketi verildi. Bando eşliğinde üstü açık arabaya bindirilen PKK’lılar, resmi geçit kortejine katılarak, halkı selamlaya selamlaya Silopi’ye girdi. Temsili karakol baskınının gerçekleştirildiği törenlerde, temsili bir askerin, tahta tüfekle sağa sola ateş ediyormuş gibi yapması, coşkuya gölge düşürdü. Divan-ı harbe verilen askerin, akli dengesinin bozuk olduğu ortaya çıktı. 25 atletin İmralı’dan getirilen toprağı PKK’lılara sunmasının ardından, güzergâh üzerindeki dairelerine molotof atıla atıla, Vilayet Konağı’na geçildi. Makam aracını PKK’lılara tahsis ettiği için yürüye yürüye gelen Vali’nin kapıda karşılamaya gecikmesi, PKK’lıları tek başına karşılamak zorunda kalan ABD Elçisi tarafından skandal olarak nitelendirildi. Sinirlenen elçi, “Bu memleketin sahibi yok mu kardeşim, her şeyi biz mi yapacağız” diye bağırdı, araya Emine Ayna girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, ona da teşekkür plaketi verildi.

Ağu 19

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı‘nın yapılacak olan olağan kongresinde iki aday var. Adaylar, Ülkü Ocakları eski başkanı Mehmet Bülent KARATAŞ diğeri ise İhsan Barutçu. Önceki kongrede de aynı adayların girdiği başkanlık seçimlerinde çok az bir farkla İhsan Barutçu’nun kazanması, bu kongreyi Mehmet Bülent Karataş‘ın kesin kazanacağı yönünde kanaatleri güçlendiriyor. Vizyonu ve kişiliği ile ilgi odaklarını üzerinde toplayan Karataş, yardımseverliği ve teşkilatçı ruhu ile de gönüllerde taht kurdu.

Dileğimiz Mehmet Bülent KARATAŞ‘ın İSTANBUL’da yeni bir başlangıç yaparak, kendi vizyonunu İSTANBUL‘a da kazandırmasıdır.

Tem 09

Genel Başkanı Bahçeli, Hükümetin Çin’in Uygur yöresinde meydana gelen olaylar karşısında kararlı tutum sergilemesi gerektiğini belirterek, “Bu olayların ve saldırıların Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bölgeye yaptığı ziyaretin hemen sonrasında meydana gelmesi düşündürücü ve esef vericidir” dedi.

Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özel Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de soydaşlarımızın maruz kaldığı saldırı ve katliamlar Türk Milletini derin bir kedere ve endişeye sevketmiştir.

Bölgeden gelen ilk haberler olaylarda 140 kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının sekizyüzü aştığını göstermektedir.

Uygur Türkleri’nin insanlık dramı Türk Milleti için çok hassas bir konudur.

Tem 08

Nerede insan hakları!
BAĞIMSIZ Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, “Binden fazla Türk’ün cenazeleri, yakınlarına teslim edilmedi. Verilenleri de gece gizlice gömebildik. Türk katliamına dünya kamu-oyu seyirci kalıyor” dedi.

Batı’ya öfke

Çin’in akıl almaz zulmüne isyan eden yaşlı bir Uygur, Türklerin maruz kaldığı katliamı izlemekle yetinen Batı’ya da ateş püskürdü.

Dünya vahşete seyirci!

Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki soykırımına tüm dünya seyirci. Urumçi’de katledilen Türklerin cenazelerinin defnine bile izin verilmiyor. BM ve AB ülkeleri soykırımını görmüyor

Doğu Türkistan’da Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik uyguladığı  şiddet  her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Uygur Türklerinin evlerine baskınlar düzenlenmeye devam ediyor. Uygurlu protestocu gençler ise Çin polisi tarafından makinalı tüfeklerle avlanıyor. Katledilen Türklerin cenazeleri ise ortada kalıyor.

İnsanlık dışı uygulama

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit  Avşar, protestolar sırasında  öldürülen binden fazla Türk’ün cenazelerinin yakınlarına teslim edilmediğini, verilen cenazelerin belli bir kısmının da geceleyin gizlice gömülebildiğini kaydetti. Türk katliamına dünya komuoyunun seyirci kaldığını ve katliam sonrasında ölülere reva görülen insanlık dışı uygulamalara dikkat çeken  Avşar, “ Çin polisi Türkleri başına kurşun sıkarak katletti. Ölenlerin çoğu sokak ortasında bırakılıyor. Cenazelerin defini sırasında sözde güvenlik gerekçesiyle hiçbir şekilde katılıma izin verilmiyor” dedi.

Soykırımına tepki çığ gibi

Londra, Paris, Berlin ve Washington merkezli protestolar dün de devam etti. Çin
katliamını protesto eden, insan hakları örgütlerinin duyarsızlığına tepki gösteren Uygur Türkleri elçilik binalarınıa siyah çelenk bıraktı. Protestolarda Pekin yönetimi “ Medeni dünya nerede”, “Çin katliamını durdurun” sloganlarıyla kınanırken dünyanın Uygur Türklerinin katliamına seyirci kalması lanetlendi. Haziran ayında yapılan seçimlerin ardından oluşan yeni Avrupa Parlamentosu ise Çarşamba günü, tüm dünyanın tepkisini çeken Çin’in Doğu Türkistan’da Türklere yönelik şiddet eylemlerini gündeme alacak.

Katliama dur deyin!

Birleşmiş Milletler (BM) ve Beyaz Saray önünde önceki gün protestoda bulunan Uygur Türkleri, dün de eylemini sürdürdü. Japonya’nın başkenti Tokyo’da sokaklara dökülen binlerce genç “Katliama seyirci kalmayın” sloganları atarak
Pekin’e lanet yağdırdı.

Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne  Avrupa tepkisiz

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki soykırımına sessizliği devam ediyor.BM bünyesinde Güvenlik Konseyi kanalıyla katliama dikkat çekmek isteyen Türkiye’nin önündeki en büyük engel ise Çin’in birim veto sistemine sahip olması. Veto hakkını elinde tutan Pekin’in aleyhine alınacak kararlara karşı çıkmasını ise uluslararası ilişkiler uzmanları, kurumun ikilemi olarak yorumluyor. Avrupa ülkelerinde yaşayan Uygur Türkleri, Türkler ve Azerbaycanlıların desteği ile Doğu Türkistan’daki katliama tepki gösterirken, uluslararası insan hakları örgütlerinin ve sivil toplum örgütlerinin bölgede yaşanan vahşeti görmezden gelmesi dikkat çekti.

Gözleri kör kulakları sağır

Medeni dünyanın gözleri önünde soykırımın görmezden gelindiğine dikkat çeken Doğu Türkistanlı sivil toplum örgütleri ve dernekler ise Türkiye başta olmlak üzere bölge ülkelerinden ve Türk dünyasından destek beklediklerini belirtti. Dün de başkent Urumçi, Kaşkar, İli ve Aksu kentlerinde protestosunu sürdüren Uygur Türkleri Çin vahşetinin durdurulması amacıyla eylem yaptı.
Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de Çin zulmüne tepki gösteren Uygur Türkleri sokaklara çıkarak protestosunu sürdürdü. Pekin’e lanet yağdırılan eylemde Avrupa ülkelerinin katliam karşısında harekete geçmemesi kınandı.

Türk kardeşlerimiz bize sahip çıkıyor

Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kadir, dün yaptığı açıklamada, “Bütün Uygur Türklerinin ve kendisinin yaşamının trajedilerle dolu olduğunu” söyledi. “Türk halkı, ataları aynı olan Doğu Türkistanlı kardeşlerini bağrına bastı. Bunun için çok minnettarım ve ben bu trajedinin zaferle biteceğine inanıyorum.” diyen Kadir şöyle devam etti: ”Liderlerimiz sürekli öldürüldüğü için oradaki insanları ve dışarıdaki Türkleri bir araya toplayıp sesimizi bütün dünyaya duyuran bir kişi çıkamamıştır. Liderlerimiz çıkmışsa da Türkiye ile sınırlı kalmıştır. Bütün dünya halkı şimdi  ’Uygur Türklerinin liderleri kimdir’ diye sormaya başladı. “Hayatımda bu tür katliamlarla en az 10 kez karşılaştım” diyen Kadir, “Çinliler 1951-1954 yılları arasında yaklaşık 60 bin aydın ve tarihçimizi katlettiler.Bunlar arasında Özbek, Kırgız, Kazak kardeşlerimiz de vardı.” yorumunda bulunarak, 11 Eylül saldırıları sonrası da Müslüman oldukları için işkencelere maruz kaldıklarını kaydetti.

‘Soykırımı politikası uyguluyorlar’
Dünya Uygur Kongresi Kurucu Başkanı Erkin Alptekin de Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine karşı 60 yıldır gerçek anlamda bir soykırım yürütüldüğünü söyledi. Olayların nedeni olarak, 26 Haziran’da Guangdong eyaletine bağlı Shaoguan şehrindeki bir fabrikadan çıkan Uygurların hiçbir sebep yokken saldırıya uğramasını gösteren Alptekin, resmi kaynaklara göre 12 kişinin öldüğü olayda saldırganlar hakkında bir işlem yapılmamasının Uygurları sokağa döktüğünü söyledi.Alptekin, o gün yüzde 90 civarında Çinli’nin yaşadığı bölgede Çinlilerin ellerine kılıç, bıçak, balta gibi ne varsa geçirip, önlerine gelen Uygura saldırdıklarını söyledi.

Tem 07

Doğu Türkistanda yaşanan Çin vahşetini bütün dünyaya duyurmak için yarın (08.07.2009) Tarabya’daki Çin konsolosluğu önünde yürüyüş yapılacak. Bu yürüyüşe duyarlı tüm halkımızın katılmasını canı gönülden istiyoruz.

Eğer orada yaşananları içinizde yaşıyorsanız siz zaten katılacaksınız.Bir bayrak aç ve Müslüman-Türk kardeşinin yaşadığı vahşeti ve soykırımı dünyaya duyurmasına yardımcı ol

Tem 06

Tahrikle başladı
26 HAZİRAN’da bir oyuncak fabrikasında çalışan Türk kızlara Çinlilerin sarkıntılık etmesiyle başlayan olaylarda 12 Uygur Türk’ü öldürülmüştü. Dün protesto yürüyüşünün faturası daha acı oldu.

Ölüm kustular!..
YÜRÜYÜŞÜ engellemek isteyen Çin polisi Türklerin üzerine ateş açtı. En az 156 kişi öldü, 828 kişi de yaralandı. Çin yönetiminin bölgede uyguladığı baskı ve sansür, sağlıklı haber alınmasını güçleştiriyor.

Doğu Türkistan’da Çin katliamı: 156 ölü
Kendilerine yönelik baskılara tepki gösteren ve şiddet olaylarını protesto eden Uygur Türkleri’nin üzerine polis ateş açtı. Urumçi sokakları kan gölüne döndü

Tem 05

Alımlar için yarından itibaren 15 Temmuz 2009′a kadar tercihte bulunulacak.

Personel Başkanlığı internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, üniversiteler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca merkezi yerleştirme yapılmak üzere Personel Başkanlığına gönderilen (öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan) listelerde yer alan toplam 10 bin 244 kadro ve pozisyon için 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında tercih yapılacak.

Yerleştirmeler, ÖSYM Başkanlığının ”www.osym.gov.tr” adresi üzerinden yapılacak.

Bu yılın ikinci merkezi yerleştirmesinin ise kamu kurumlarından taleplerin 30 Eylül 2009 tarihine kadar toplanmasının ardından Kasım ayının ilk haftasında yapılması planlanıyor.

Haz 19

ABD’de geliştirilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin en önemli etabı “ılımlı İslam” siyasetinin gönüllü sözcüsü olan Gülen’in, bütün Türkiye’yi bir ağ gibi saran gizli örgütlenmesinin, sinsi hesaplarının ve yürütülen örtülü operasyonlarının deşifre edilmesi gerekiyor.

Sığındıkları ve on yıldır yaşadıkları ABD’den Türkiye’ye karşı ihanet projeleri hazırlayanların; bölge ülkelerine yönelik kuşatma ve işgal planlarının parçası olanların; toplumun inançlarını istismar ederek, bunu sermaye ve iktidar gücüne dönüştürenlerin oyununun bozulması için herkesin üzerine düşen görevleri yapması, her şeyden önce bir vatandaşlık görevidir.

İlkokulu dışarıdan bitirmiş, vaaz verirken ağlayıp, bayılan, Cumhuriyet Devrimi ve Atatürk’e kinle dolu gezici vaiz Fethullah Gülen, ne zaman başı sıkışmış ise ABD’ye kaçmıştır. 1950′lerden itibaren dünyanın efendiliğine soyunan ABD, kıtalararası imparatorluğunu sürdürmek için, her kıtasal din içinde kendisine bağlı bir tarikat örgütledi. Bu tarikatların hepsinin söylemi de aynı: Dinlerarası diyalog.

Haz 17

muratkarayilan1KARAYILAN, ABD ve İSRAİL’İN DESTEĞİNİNİ İTİRAF ETTİ

PKK terör örgütü elebaşı Murat Karayılan, kendilerinin Kandil
dağlarında olmasından dolayı Türkiye’nin Kuzey Irak’taki yerel Kürt hükümetinin kurulmasına izin verdiğini öne sürdü.
Karayılan İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması durumunda bile silah bırakmayacaklarını da söyledi.

Londra’da yayınlanan Şarkul Avsat gazetesinden Hiva Aziz’e konuşan Karayılan Amerikan yönetiminin Irak’ta İran’a karşı Türkiye’yi desteklediğini ve bu şekilde İran’ın bu ülkede
söz sahibi olmasının önüne geçmeye çalıştığını iddia ediyor. Uzun röportajında sürekli Türkiye’yi suçlayan ve soykırım yapmakla itham eden Karayılan tüm bunlara rağmen şu anda her zamankinden daha güçlü olduklarını öne sürüyor. 2007′de ABD ve İsrail’in istihbarat desteğiyle kendilerine yönelik başlatılan operasyonlardan zaferle çıktıklarını iddia eden ikinci zaferlerinin ise 28 Mart yerel seçimleri olduğunu söylüyor.

Haz 05

Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Yedi ışığın yedi başlı şamdanla bir ilişkisi var mı? Yedi ışık, yedi huzme, ampul ne anlama geliyor, neden yedi?” diye sordu. Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan’ın “ diyen edepsizdir” sözüne tepki gösterdi. Erdoğan’ın kullandığı “edepsiz” ifadesinin kendisine yakışmadığını belirten Vural “Parti’nin kısaltılmışı P’dir, Bundan sonra AKE Parti mi diyelim, AK p mi diyelim” şeklinde konuştu.

Vural ’nin amblemindeki ampulün etrafında yer alan yedi ışığı hatırlatarak “Yedi ışığın yedi başlı şamdanla bir ilişkisi var mı? Yedi ışık, yedi huzme, ampul ne anlama geliyor, neden yedi?”diye sordu. Mayın tasarısının dün Meclis Genel Kurulu’nda yasalaştığını hatırlatan Vural Başbakan Erdoğan’ı parlamento çalışmalarını “mayınlamakla” suçladı.

Vural “Kimse sizin kapıkulunuz değil, parlamentoyu tehdit edemezsiniz. Milletvekilleri başbakanın memuru değil” diye konuştu. Vural, mayın yasasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi için CHP’ye destek vereceklerini kaydetti.

Haz 01

Kim ne derse desin o bizim reisimiz, o bizim başkanımız ve kimileri kabullenmesede,  gerçek bir kahraman, aslında hiç anlatmaya bile gerek yok kısacası ABDULLAH ÇATLI.

1 Haziran 1956 Nevşehirde doğdu. Doğduğu günü bilmek bizim için yeterli, çünkü onu öldüren kahpe bir kaza ya da kurşun olamaz. Ancak unutulduğunda ölüm tarihini bilmek gerekir, unutmadık,unutturmayacağız. Herkesin bir hayat hikayesi vardır.Doğar,büyür,yaşar ve ölür.Hep aynı kompozisyon, giriş, gelişme ve sonuçtan ibaret klasik yazı gibi. Söz konusu reisin hayatı olunca ne başlangıcı var ne de sonu… Benim bu zamana kadar okuduğum ve dinlediğim herşeyden çıkardığım tek sonuç çile… Ondan bile zevk almasını bilen, herşeye rağmen inandığı değerler uğruna canını ortaya koymaktan çekinmeyen, gerçek bir kahraman, gerçek bir Türk’tü.

Hani kimilerine göre çok karmaşık bir hikayesi var derler, aslında onun hayat hikayesi o kadar kısa o kadar kısa ki tek kelime onun hayatını anlatmaya yeter. Ülkücüydü… Çatlı olmadan geçen onbeş yılda değişenler, Çatlı reisin hayatında ne için mücadele verdiğini, onun hayatında hep art niyetli birşeyler arayanlarada bu onbeş yılda Çatlı yaşasaydı, bu ülke bu halde mi? olurdu sorusunu sormaktan ibarettir.Onun varlığından korkanlar, artık isminden dahi korkmaya başladılar. Çünkü Çatlı’yı öldüremediler. Sadece bir Çatlı gitti geride binlerce Çatlı geliyor. Kimsenin kendi hayatından bundan dolayı şüphe etmesinede gerek yok. Zaten korkudan kalp krizinden dolayı gidecekler.

May 30

Edinilen bilgilere göre; AK Parti kurmayları, Savunma ve Maliye Bakanlığı bürokratlarının üzerinde çalıştığı değişiklik taslağında mayın temizlemede öncelik “hizmet alımı” yöntemine veriliyor. Bu olmazsa devreye Genelkurmay ve Savunma Bakanlığı girecek. Tasarıda yapılacak değişiklikle askerin işaret ettiği NATO ya bağlı NAMSA nın mayın temizliğine girmesinin yolu da açılacak.
Eğer Maliye Bakanlığı hizmet alımı ihalesini, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay da NAMSA veya başka firmalara mayınları temizletemezse son çare olarak yap-işlet-devret modeli gündeme gelecek. Mayınlı arazi, temizleyen şirkete tarımsal amaçlı olarak verilecek. İhalede, en düşük süreyi veren firma tercih sebebi olacak. Bu çerçevede 44 yıllık sürenin tasarıda kalsa bile kullanım hakkının 10 yıla kadar inebileceği belirtiliyor. AK Parti, yürüttüğü çalışmayı pazartesi günü muhalefet partileri ile paylaşacak. Salı günü ise Meclis Genel Kurulu nda yapılacak görüşmelerle tasarı rötuşlanacak.

Sınırdaki temizlik işine Savunma Sanayii talip
İsrailli firmalara verileceği kaygısı ile eleştirilen Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi işine, yerli bir talip çıktı. Edinilen bilgilere göre, Savunma Bakanlığı na bağlı Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), sınırdaki mayınları temizleyebileceğini bildirdi. Fonda yaklaşık 3 milyar doları olduğu öğrenilen SSM nin 750 milyon TL ye mayınları çıkarabileceğini iktidar kanadına ilettiği öğrenildi. NATO ya bağlı NAMSA nın istediği rakam ise 1,5 milyar doları buluyordu.

Savunma Bakanlığı na bağlı Savunma Sanayii Müsteşarlığı nın (SSM) mayın temizleme işine talip olduğunu kurumun eski müsteşarlarından AK Parti Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem doğruladı. Fonda yeterli parası olan SSM nin mayınları temizletebileceğini söyleyen Erdem, maliyetin NAMSA dan daha düşük olacağına da işaret etti. Erdem, “Bunun için Başbakan ın başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı nın da üye olduğu İcra Komitesi nin kararı yeterli.” dedi.

Bu sitedeki tüm yazılar KURT DURUŞU ekibi tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz, dağıtılamaz.